Topluluk İçinde Rahat Konuşma Yolları


İşe başladıktan sonra yaptığım ilk sunumumu hatırlıyorum. Henüz yirmili yaşlarda, üniversiteden mezun olmuş, işe başlamış ve ilk kez bir topluluk önünde konuşacağım için çok heyecanlıydım. Hatta biraz da utanıyordum. Ellerimin titreyişini de hiç unutmuyorum. O kadar çok titriyordu ki, sunum notlarımı tutmak da zorlanıyordum. Bu heyecan sadece ellerimde kalmıyor, terliyor, sesimi kontrol edemiyordum. Konuşurken hiç durmak istemiyordum çünkü eğer durursam bir daha devam edemeyeceğimden korkuyordum. Bir sunumun etkili olabilmesi için en önemli olan güvenli duruş, konuşma esnasında tok bir ses tonu, cümlelerde gerekli vurgular, rahat ve içten bir gülümsemenin hiç birini gerçekleştiremiyordum. Ancak o gün, o toplantı odasında yaptığım ilk sunumu bırakacak değildim, sunumu yapmaya devam ettim. Sunumu yaptığım insanlar, benim telaşlı, gergin ve aynı zamanda bir an önce sunumu bitirmek istediğimi anlasalar da dinlemeye devam ettiler. Sunum ilerledikçe benim gerginliğim de azalıp alıştıkça insanların sunumum esnasında meraklandıklarını ve hatta güldüklerini gördüm. Sunum ilerledikçe bende rahatladım ve sırtımdaki o yükü sanki bırakmış gibi olduğumu ve notlarımı artık masanın üstüne bırakarak konuştuğumu hatırlıyorum. Hatta bu güvenle sunumu yaptığım insanların yüzlerine odaklandığımı ve açıldığımı hissediyordum. Sunumu yaptığım insanlar, konuşmam bittiğinde beni alkışladılar. Bu alkışların sunumun başında ne kadar gergin olduğum halde bu işi başarma isteğime geldiğini biliyordum. Sanırım bu tavrım onları etkilemişti.

O ilk sunumdan sonra, bu gerginliğin sadece topluluk önünde konuşma yapmaktan kaynaklandığını ve bu gerginliğinde sonsuza kadar sürmeyeceğini fark ettim. Böyle durumlarda gerginliğimiz tepe noktasına ulaşır ve ardından azalır. Tıpkı denizdeki dalgaların yükselip alçalması gibi gerginlikler de geçicidir. Onlarla başa çıkmanın en iyi yolu gerginliği kabul etmek ve sonra bu gerginliğin denizdeki dalgalar gibi olduğunu düşünerek dalgaların üzerine doğru yüzmeye devam etmektir. Ancak bu şekilde korku duyduğumuz ya da gerginlik yaşadığımız konuların üstesinden gelebiliriz.

Bu ilk sunumun bana öğrettiği bir başka şey de aslında bir kural olarak da bahsedebiliriz, insanların sizi dinlerken başarılı olmanızı istemeleridir. Özellikle topluluk içinde konuşuyorsanız ellerinden geleni yapıyorlar. Aynı zamanda bu konuşmadan keyif de almak istiyorlar. İlk sunumumdan sonra bu karşılıklı iyi niyetten yararlanarak hareket etmeyi öğrendim ve bu beni her zaman topluluk önünde konuşma yapabilmeyi teşvik etti. Ben her zaman konuşma yaptığım topluluğa güvendim, onlar da bana… Ben bu güveni içimde hissettim ve bu güven hayatımın her anına yansıdı. Kendime güvene dönüştü.

Son olarak, en önemlisi bundan tam on sene önce, korkunun beni devam etmekten alıkoyamayacağını fark ettim. Korku, sadece bir HİS ve eğer ortada ölümcül bir durum yoksa o korkuyu kabul edip devam etmek oldukça iyi bir fikirdir. Korku aslında bir yalancıdır. Çünkü senin parlamanı ve gelişmenin engellemek için seni durdurmaya çalışır. Fakat, korkunun sana söylediklerine inanmak zorunda değilsin. On sene önce o sunumu yaparken, korkum bana savaşmam gereken bir tehlike içinde olduğumu söylüyordu. Bedenim de bu tehlikenin korkusuyla sarsıntılar yaşıyordu. Fakat ben devam ettim ve korkunun panzehiri olan — o esnada odanın içerisindeki olan sevgiye ve iyi niyete sarıldım. Sevgi ve iyi niyetle ahenk içinde yoluma devam ettim. Ben devam ettikçe korkunun etkisi azaldı. Bir süre sonra o korku da yok oldu. Ben, o odanın içindeki beni dinleyenlerin iyi niyeti ve başarma isteğimin ahengi içerisinde sunumuma devam ettim. Korku silindi, gitti.




Bugün, topluluk içerisinde oldukça rahat konuşabiliyorum ve bundan gerçekten çok keyif alıyorum. Bazen hala gergin olduğumu hissediyorum fakat bu gerginliklerin artık geçici olduğunu biliyorum. Hatta korkularımı zaman içerisinde avantaja çevirmeyi de öğrendim Kendi işimde, özgüven koçu olarak, insanlara korkularını kabul etmeyi ve korkularını yönetebilmeyi öğretmeyi amaç edindim. Bu amacı da topluluk karşısında konuşurken kendini rahat hissetmeyen müşterilerim için kullanıyorum. Topluluk içerisinde konuşabildiklerini keşfettiklerinde, o korkuyu yönetebildiklerinde yaşadıkları güven duygusunu seyretmeyi seviyorum. Eğer sizde topluluk karşısında konuşma konusunda korku yaşıyorsanız ve bu yazıda kendinizden bir şeyler bulduysanız, yardımcı olmamı da isterseniz bana ulaşabilir, sorularınızı ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.